Is Dünyasinda Etik ve Cakallasma
Neoliberal Is Dünyasinda Ahlakin Cöküsü
Gerek sirketler gerek bireyler icin asil anlamda yikici olan, yaptiklari etik yanlislardir.
Etik, insani tüm diger canlilardan ayiran temel varlik ve varolus kosuludur. Etik iliski, toplumu kuran deger temelli iliskidir. Bu cok özel, sadece insana mahsus iliski türü, insan yasaminin cok büyük bir boyutunu kapsayan is dünyasinda ortadan kaybolursa ne üretim, ne birey, ne toplum varligini sürdürebilir; insan biter
Neoliberal kapitalizm, is ve insani giderek arka plana atti. Verimlilik, ölcülebilirlik, performans, kar gibi sözde-rasyoneller araciligiyla girisimciyi, calisani, yöneticiyi kendinden gecirerek, hep daha cok ilkesinin pesinde doyumsuzca kosmaktan yorulmayan, sadece maddi cikarlarini önceleyen, ahlaksiz ve anlamsiz bir is dünyasi yaratti. 300-400 yillik bir yolculuk sonucunda gelinen nokta bu Büyük umutlarla baslayan ve sürdürülen bir üretim ve paylasim sisteminin giderek insani yikici bir hale dönüsmesi, insanin varliksal bütünlügünü ele gecirmesi, anlamin yitirilmesi
Kariyerini cokuluslu bir sirketin zirvesinde gecirmis üstdüzey bir yönetici ve ayni zamanda insan felsefesi, varolusculuk ve etik alaninda derinlesmis bir düsünür olarak yazar, günümüzde gelinen noktada, insani gittikce kendisinden bosaltan neoliberalizmin is dünyasinda asiri ve korkutucu boyutlara erisen etik cürümeyi, bireyin ve toplumun üc kurucu unsuru olan erdem, ödev ve fayda etikleri üzerinden cözümlüyor.