Kimsesizlik, yalnizlasma, yoksayma, kendi yurdunda gurbeti yasama
Türkiye devraldigi imparatorluk kalitinin etkisiyle önemli kültürel kirilmalar yasamistir, yasamaya da devam etmektedir. Bu kirilmalar zaman zaman yerel ve ulusal dinamiklerin disindan da destek alarak kusatmaya dönüstürmektedir.
Siyasal iktidarlarin, cogu zaman, politik ve sanatsal tercihlerini niteliksiz bir genelikcilikten yana kullanmlari, özgün halk kültürü birikiminin zenginliginin farkina varilmasini da engellemektedir.
Asik Veysel, Ruhi Su ve Enver Gökce, Türkiyenin cigulcu kültürünün en somut simgelerindendir. Bu isimlerin hem duruslari hem de ortaya koydugu ürünler, ayni zamanda gelenekten beslenen nitelikli birikimin de yansimasini olusturur. Onlar bu sahnedeki karanligi aydinlatmaya adanmis üc ömürdür. Halk kültürünün, sanatinin, renkliliginin ve cok sesliliginin en somut simgeleridir. Dolayisiyla onlarin sanatsal ugrasisi, Anadolu gercekliginin kesisim noktasidir. Bu kesisimi iktidar merkezli, tekcil politik ve sanatsal niteliksizlige itiraz edilmesi gerektiginin en somut göstergesidir.
Gurbet bizim evimizdir; Asik Veysel, Ruhi Su, Enver Gökcenin sanatsal yolculuklarini ele alan, onlarin sanatla kurduklari kültürel köprülerin siradan olmayan güzelliklerini anlatan bir calisma.